<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss">
<channel>
<title>Kullanıcının konuları-Kullanıcı: Venüs - Jüri Türkiye, Halkın Sitesi</title>
<link>https://juriturkiye.com/</link>
<language>tr</language><item>
<title>Bu Da Geçer, Ya Hu!</title>
<link>https://juriturkiye.com/bilgi/363-bu-da-gecer-ya-hu.html</link>
<pdalink>https://juriturkiye.com/bilgi/363-bu-da-gecer-ya-hu.html</pdalink>
<guid>https://juriturkiye.com/bilgi/363-bu-da-gecer-ya-hu.html</guid>
<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 11:45:29 +0300</pubDate>
<category>index</category>

<enclosure url="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2024-01/medium/1706258918_image.webp" type="image/webp" />
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;line-height:115%;font-family:Arial, sans-serif;">Bir zamanlar bir kral: “Dünyanın en güzel pırlantalarından birini yaptırıyorum ancak pırlanta yüzüğümün altına girebilecek kadar kısa bir cümle, çaresizlik ve mutluluk anlarımda hizmet edebilecek ve sonsuza dek mirasım olacak bir mesajı buraya saklamak istiyorum dedi.</span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;line-height:115%;font-family:Arial, sans-serif;">Bilge’ler dinlediler, denemeler yazdılar, ancak zor anlarda yardımcı olabilecek mucizevi söz için iki veya üç kelimeden fazla bir şey yapamadılar. Düşündüler ama bulamadılar. </span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;line-height:115%;font-family:Arial, sans-serif;">Kral yaşlı bir hizmetkar tarafından büyütülmüştü. Annesi kral küçükken ölmüştü ve bu hizmetkar onu büyütmüştü. Bu nedenle aileden biri olarak görünürdü. Kral bu adama söyledi isteğini, yaşlı adam: “Akıllı değilim, eğitimli değilim, akademik değilim, ama bir mesaj biliyorum, saraydaki hayatım boyunca her türlü insanla tanıştım ve baban tarafından bir davete davetli olan bir mistikle tanışmıştım dedi. Yaşlı adam bir kâğıda bir şeyler yazdı, katladı ve krala verdi. “Ama okumayın” dedi: “Onu yüzüğün içinde saklı tut ve yalnızca başka hiçbir çıkış yolu olmadığında aç!” dedi.</span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;line-height:115%;font-family:Arial, sans-serif;">Çok geçmeden ülke yönetiminde sorunlar oluştu ve kral girdiği savaşı kaybetti. Atıyla kaçabildi ancak düşmanları onu takip etti, yalnızdı ve düşman orduları kalabalıktı. Yolun bittiği yere, çıkmaza geldi. Çıkmazın ucundan önce derin bir vadiye sahip bir uçurum vardı ve düşerse, sonu olabilirdi. Yolu geçemedi çünkü düşmanları yolu geçmişti, düşman ordunun atlarının sesini duyabiliyordu. Hiçbir çıkış yolu yoktu artık o an yüzüğü hatırladı, onu açtı ve kâğıdı aldı eline, kısa ve değerli o mesajı okudu: “Bu da geçer” Mesajı okuduğunda kendini saran müthiş sessizliği hissetti. Birden düşman orduların at sesleri kaybolmuştu. Onu takip eden düşmanlar ya ormanda kaybolmuştu ya da yanlış yöne gitmişlerdi. Kral mesajla birlikte hizmetkarına ve bilinmeyen mistiğe minnettardı. Kâğıdı katladı ve yüzüğün altına koydu. Ordularını topladı ve krallığına geri döndü. Sarayına geri dönerken zaferi adına ona büyük bir parti verdiler, danslar müzikler ve yemekler. Kendini çok iyi hissediyordu. Yaşlı hizmetkar yanına geldi ve şöyle dedi; “Şu an mesaja bakman için uygun”</span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;line-height:115%;font-family:Arial, sans-serif;">Kral, “şimdi kazandım, insanlar dönüşümü kutluyor, umutsuz değilim, bir çıkmazda değilim” dedi.</span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;line-height:115%;font-family:Arial, sans-serif;">Yaşlı hizmetkar “beni dinle, bu mesaj sadece yenildiğinde değil kazandığında da yararlı”</span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;line-height:115%;font-family:Arial, sans-serif;">Kral yüzüğü açtı ve mesajı okudu “Bu da geçer”</span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;line-height:115%;font-family:Arial, sans-serif;">Yine aynı şeyi hissetti, dans eden kutlayan kalabalık arasında bile sessizlik içine işledi. Gururu ve egosu gitmişti. Kral mesajı anladı. Aydınlanmıştı. Sonra yaşlı adama şöyle dedi: “sana yapılan her şeyi hatırla, hiçbir şey<span> </span>ve hiçbir duygu kalıcı değil, aynı gündüz ve gece olması gibi, üzüntülü anlar ve mutlu anlar vardır, doğal olarak benimse bunları, çünkü bunlar hayatın parçalarıdır.”</span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"><a href="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2024-01/1706258918_image.webp" class="highslide"><img src="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2024-01/medium/1706258918_image.webp" width="392" height="368" style="display:block;margin-left:auto;margin-right:auto;" alt=""></a> </p> <p> </p>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>SİMYACI</title>
<link>https://juriturkiye.com/bilgi/362-simyaci.html</link>
<pdalink>https://juriturkiye.com/bilgi/362-simyaci.html</pdalink>
<guid>https://juriturkiye.com/bilgi/362-simyaci.html</guid>
<pubDate>Fri, 24 Nov 2023 16:37:26 +0300</pubDate>
<category>index</category>

<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial, sans-serif;">İnsanın hayat yolculuğunun içindeyken fark edemediği, ancak <span style="color:#000000;">yüreğinde çocukluğunun heyecanını taşıyan kişilerin zevkle ve tekrar tekrar okuyup , okumak isteyeceği bir klasik eser SİMYACI</span>. </span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial, sans-serif;">Kitabın konusu özetle aslında; nasihatname veya yazgına nasıl sahip olacaksın veya mutluluğu nasıl kuracaksın? Gibi birçok sorulara yanıt arayan Endülüslü çoban Santiago’nun masal tadında yaşam ve ahlak kılavuzu diyebiliriz.</span></p> <p class="MsoNormal"></p> <p><br></p> <p><span style="font-family:Arial, sans-serif;">Aslında kitabın her yeri vurgulanmaya ve tekrar tekrar okunmaya değer ancak ben bugün size mutluluk nedir? Konusuna anlatılan masalı ve öğretiyi sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü mutluluğu ararken bazen kaçırdığımız durumlar <span> </span>ile mutluluğa tam erişemiyoruz ve farkına da varamadığımız için mutsuzluğumuz kat kat katlanıyor. Bu gibi durumlarda aslında hali hazırda bilerek geldiğimiz bu dünya hayatımızda sıradanlık ve gitgide güven alanında kör ve sağır olabiliyoruz. Tek derdimiz karnımız doysun oluyor bir süre sonra…</span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial, sans-serif;">Kitaptan kesit;</span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"><i><span style="font-family:Arial, sans-serif;">“Gerçek bir kraldı yaşlı adam.</span></i></p> <p><i></i></p> <p><i></i></p> <p class="MsoNormal"><i><span style="font-family:Arial, sans-serif;">“Al!” dedi, göğüslüğünün ortasına kakılmış biri beyaz, biri siyah iki taş çıkartarak. “Birinin adı Urim, ötekinin adı Tummim’ dir. Siyah olanı ‘evet’ demektir, beyaz olanı ‘hayır’ anlamına gelir. İşaretleri yorumlamayı başaramadığın zaman sana yardım ederler. Âmâ mümkünse, kendi kararlarını kendin al. Delikanlı iki taşı heybesine koydu. Artık kararlarını kendisi verecekti.</span></i></p> <p><i></i></p> <p><i></i></p> <p class="MsoNormal"><i><span style="font-family:Arial, sans-serif;">“Her şeyin bir ve tek şey olduğunu asla unutma. Simgelerin dilini unutma. Ve özellikle, kişisel menkıbenin sonuna kadar gitmeyi<span> </span>unutma.’</span></i></p> <p><i></i></p> <p><i></i></p> <p class="MsoNormal"><i><span style="font-family:Arial, sans-serif;">“Ama şimdi sana küçük bir öykü anlatmak istiyorum:</span></i></p> <p><i></i></p> <p><i></i></p> <p class="MsoNormal"><i><span style="font-family:Arial, sans-serif;">Bir tüccar Mutluluğun Gizi’ ni öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş. Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman girdiği salonda hummalı bir manzara ile karşılaşmış. Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş. 2 saat bekledikten sonra bizim delikanlıya sıra gelmiş.</span></i></p> <p><i></i></p> <p><i></i></p> <p class="MsoNormal"><i><span style="font-family:Arial, sans-serif;">Delikanlının ziyaret sebebini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama Mutluluğun Gizi’ ni açıklayacak zaman olmadığını söylemiş ona bilge. Gidip sarayda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra tekrar görmeye gelmesini eklemiş. Ancak bir ricada bulunmaktan da geri kalmamış. Delikanlıya içine iki damla yağ damlattığı kaşığı vermiş ve eklemiş, ‘Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutun ancak içindeki yağın dökülmemesini sağlayın’ demiş. Delikanlı sarayda elindeki kaşıkla gezmeye başlamış ancak ne var ki gözünü kaşıktan ayıramıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış. </span></i></p> <p><i></i></p> <p><i></i></p> <p class="MsoNormal"><i><span style="font-family:Arial, sans-serif;">‘Güzel demiş bilge, peki yemek salonumdaki Acem halılarını gördünüz mü? Bahçıvanbaşının yaratmak için on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? Kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi? Utanan delikanlı hiçbir şey görmediğini itiraf etmiş. Çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemeye çabaladığından, başka bir şeye dikkat edemediğini söylemiş.</span></i></p> <p><i></i></p> <p><i></i></p> <p class="MsoNormal"><i><span style="font-family:Arial, sans-serif;">‘Öyleyse git, evrenimin harikalarını tanı,’ demiş ona bilge. ‘Oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin.’ İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp tekrar sarayı gezmeye başlamış. Bu kez, duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat yapıtlarına dikkat ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafetini görmüş. Bilgenin yanına dönünce, gördüklerini tek tek anlatmış.</span></i></p> <p><i></i></p> <p><i></i></p> <p class="MsoNormal"><i><span style="font-family:Arial, sans-serif;">‘Peki demiş Bilge sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?’ demiş.<span> </span>Kaşığa bakan delikanlı, yağın döküldüğünü görmüş.</span></i></p> <p><i></i></p> <p><i></i></p> <p class="MsoNormal"><i><span style="font-family:Arial, sans-serif;">‘Peki’ demiş bilge adam, </span></i></p> <p><i></i></p> <p><i></i></p> <p class="MsoNormal"><i><span style="font-family:Arial, sans-serif;">‘sana vereceğim tek bir öğüt var: Mutluluğun Gizi, dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan.’ </span></i></p> <p><i></i></p> <p><i></i></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial, sans-serif;">Bu masal bizlere hepimizin hayatlarında yaşadığı kesitlerden bir anıyı hatırlatmış ve farkındalık yaratmıştır. Burada da anlatılan hayatın tüm güzellikleri bizler için bahşedilmiş ancak bunlara gözlerimizi kapatırsak bir sürü güzellikten mahrum kalır, mutsuz oluruz. Ancak kendimizi bütünüyle kaptırdığımızda ise bu kez elimizdeki özden kopmuş oluruz. Bu her iki şekilde de tam bir mutluluk olmaz o nedenle mutluluğu herkes kendi hayat yolculuğuna uygun bir şekilde yaşamalı ama elindeki öz değerleri kaybetmeden…</span></p> <p><br></p>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>Farkında ol!</title>
<link>https://juriturkiye.com/bilgi/359-farkinda-ol.html</link>
<pdalink>https://juriturkiye.com/bilgi/359-farkinda-ol.html</pdalink>
<guid>https://juriturkiye.com/bilgi/359-farkinda-ol.html</guid>
<pubDate>Mon, 11 Sep 2023 11:33:53 +0300</pubDate>
<category>index</category>

<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Şem-i Tebrizi’ye sordular:</p><p><br></p> <p class="MsoNormal">“Madem ki kader var neden bu çaba?”</p><p><br></p> <p class="MsoNormal">Şems-i Tebrizi bunun üzerine; “Kader: Yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergâh bellidir. Ama tüm dönemeçler ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatın hakimisin ne de hayat karşısında çaresiz…”</p><p><br></p> <p class="MsoNormal">Yolun sonuna değil de yol da yaşadıklarımıza, öğrendiklerimize, keşfettiklerimize ve izlediklerimize odaklasak nasıl bir hayatımız olurdu? Şu günümüzden daha farklı neler hissederdik acaba? </p>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>İLK KEZ!</title>
<link>https://juriturkiye.com/bilgi/358-ilk-kez.html</link>
<pdalink>https://juriturkiye.com/bilgi/358-ilk-kez.html</pdalink>
<guid>https://juriturkiye.com/bilgi/358-ilk-kez.html</guid>
<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 15:52:35 +0300</pubDate>
<category>index</category>

<enclosure url="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-09/medium/1694004488_image.webp" type="image/webp" />
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">En son “İLK KEZ” ne yaptın?</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Araştırmalara göre beynimizde gün içinde oluşan düşünce ve davranışların %95’ i bir önceki günle aynı.</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Bunun en temel sebebi günlerimizin ve o günler içindeki eylemlerimizin neredeyse aynı olması...</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Her gün aynı yerleri, aynı kişileri, aynı duyguları, aynı sesleri, aynı tatları tatmak beynimizi de uyutup, rutine alıştırır ve yeniliklere kapatır. Bilinçaltı farklı bir yolu dahi denemez; her gün bir önceki gün yürüdüğümüz yolu takip eder.</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Oysaki dışarıda koca bir dünya bizim keşfetmemiz için, yaşıyorum diyebilmemiz için orada bizi bekliyor. Olağanüstü görüntüleri, ruhumuza şifa olacak sesleri, damak çatlatan tatları, iyi ki veya keşke diyeceğimiz kişileri, yepyeni fikirleri ve o muhteşem duyguları içinde barındırıyor.</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Bunları yaşamak için değil, gerçekten yaşamak için; Çarşamba ve Cuma’yı birbirinden ayırabilmek ve günleri anları o anda yaşayabilmek için kendi içinizde ufak değişiklikler yaparak farkındalığınızı çalıştırmaya ne dersin?</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Yaşamaya nefes almaya başlayıp...Bir de böyle deneyelim mi?..<a href="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-09/1694004488_image.webp" class="highslide"><img src="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-09/medium/1694004488_image.webp" style="display:block;margin-left:auto;margin-right:auto;" alt=""></a> </p> <p><br></p>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>Doğru Mesafe</title>
<link>https://juriturkiye.com/makaleler/347-dogrui-mesafe.html</link>
<pdalink>https://juriturkiye.com/makaleler/347-dogrui-mesafe.html</pdalink>
<guid>https://juriturkiye.com/makaleler/347-dogrui-mesafe.html</guid>
<pubDate>Mon, 13 Mar 2023 13:45:46 +0300</pubDate>
<category>index</category>

<enclosure url="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-03/medium/1678702461_image.webp" type="image/webp" />
<content:encoded><![CDATA[<div class="MsoNormal">Sevmek, her zaman sevdiğin insanın yanında yanı başında olmak, kucaklaşmak, her zaman sarılmak demek midir?</div> <p><br></p> <p class="MsoNormal">İnsan bazen çok sevdiği halde uzak kalması gereken kişileri uzak kaldıkları için artık sevmiyor demek midir?</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Bence insan çok sevse bile ona zarar veren bazı sevgileri, sevgilileri kendinden uzak tutmalı. Bence ruh sağlığı için olması gereken bir gereklilik. İnsanı yoran, güçsüzleştiren ve değersizleştiren sevgiler vardır bazen hayatımızda. Toksik şekilde var olması bile aldığımız nefesi zehirleyen. İşte bu durumda onları hayatımızın uzak bir yerine konumlandırmalıyız.</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Bu artık onları sildiğimiz, sevmediğimiz anlamına gelmez. İlişkimize mesafe koyarak iki kişi içinde nefes alabilecekleri bir hayat alanı açmaktır. Bu alanı açtığımızda sevgi kendiliğinden şekil alır.</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Venüs olarak tabi yine evrenden bir örnek vermek istiyorum :)</p> <p class="MsoNormal">Dünya ve Güneş arasındaki mesafe öyle bir konumlanmıştır ki ne bir tık yaklaşmış olsalar, ne de bir tık uzaklaşsalar sadece kendileri değil evrenin tamamını etkileyecekleri ve yaşam alanlarını tamamen bitirecekleri bir etkiye sahipler. tıpkı hayatımızda bazen elimizde zorla tutmaya çalıştığımız ama hem bize hem de çevremizdeki herkese zarar veren sevgi mesafeleri gibi.. arayı açtıkça, alan yarattıkça, rahatlayan nefesler gibi...</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Güneş Dünya’ya bir tık yaklaşsa belki dünya üzerinde olan tüm canlılar var olmak için ihtiyaç duyduğumuz yaşam alanımız yok olacak ve canlılık olmayacaktı. Veya tam tersi bir tık uzaklaşsa yine aynı şekilde Dünya üzerindeki bu canlılık ortaya çıkmayacaktı. </p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Yaşamın ortaya çıkması için, sevdiğimiz, sevmediğimiz herkesle doğru mesafeyi koymalı ve korumalıyız. Zorlamadan, uzak kalmaktan korkmadan. Bunu yapabildiğimiz ilişkilerimizde kurduğumuz doğru mesafe ile kendimizi ortaya koyabiliriz. Kendimiz olduğumuz bir hayatta hem kendimize hem de etrafımıza canlılık veririz.</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"></p> <p class="MsoNormal"><a href="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-03/1678702461_image.webp" class="highslide"><img src="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-03/medium/1678702461_image.webp" width="496" height="329" style="display:block;margin-left:auto;margin-right:auto;" alt=""></a> </p> <p class="MsoNormal"></p> <p class="MsoNormal"></p> <p> </p> <div><div class="dleplyrplayer" style="width:100%;max-width:720px;" theme="light"><video title="watch?v=YvtLyKiXWhY" preload="metadata" controls><source provider="youtube" src="https://www.youtube.com/watch?v=YvtLyKiXWhY"></video></div></div> <div></div> <p><br></p>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>8 Mart &quot;Kadınlar Günü&quot;</title>
<link>https://juriturkiye.com/turkiye/344-8-mart-kadinlar-gunu.html</link>
<pdalink>https://juriturkiye.com/turkiye/344-8-mart-kadinlar-gunu.html</pdalink>
<guid>https://juriturkiye.com/turkiye/344-8-mart-kadinlar-gunu.html</guid>
<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 09:50:24 +0300</pubDate>
<category>index</category>

<enclosure url="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-03/medium/1678258036_image.webp" type="image/webp" />
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:22.5pt;line-height:115%;background:#FFFFFF;vertical-align:baseline;"><span style="font-size:9pt;line-height:115%;font-family:Verdana, sans-serif;color:#242424;">8 Mart temelinde kadınlığı savunduğu düşünülse de aslında kadına verilmeyen verilmek istenmeyen haklarının farkındayız dendiği bir gün. Bence sadece bir tek güne bırakılarak hayatın tümünün maalesef mücadele ile geçmesini temsil ediyor.</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:22.5pt;line-height:115%;background:#FFFFFF;vertical-align:baseline;"><span style="font-size:9pt;line-height:115%;font-family:Verdana, sans-serif;color:#242424;">Kadın, Anadolu’nun ve hatta insanlık tarihinin kuruluşundan bu yana süregelen bastırılmış sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan haklarını savaşmadan alamayan bir ataerkil dünyasında mücadele ediyor.</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:22.5pt;line-height:115%;background:#FFFFFF;vertical-align:baseline;"><span style="font-size:9pt;line-height:115%;font-family:Verdana, sans-serif;color:#242424;">Hâlbuki kadın, toprak ananın üretkenliği gibi dünya üzerinde çoğalmayı ve çoğaltmayı sağlar.8 Mart buram buram kadın kokan, en kıymetli ve kadının bir gün dahi olsa sesinin çıkmasını sağlayan büyük küçük hayatımızdaki yerinin doldurulamayacağını hatırlatıldığı en özel günlerden biridir. 8 Mart kutlanması ve dünya da ses getirmesinin altında birden fazla olay yer alsa da hepsinin bir tek anlamı var, o da; ‘’kadın hakları! ’’</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:22.5pt;line-height:115%;background:#FFFFFF;vertical-align:baseline;"><span style="font-size:9pt;line-height:115%;font-family:Verdana, sans-serif;color:#242424;">8 Mart’ın kadın için anlamı; kişiliği, benliği, toplumdaki statüsü, evindeki saygı ve sevgiyi tam anlamı ile alabiliyor olmasıdır. Toplumun anladığı gibi hediye veya çiçek almak değildir 8 Mart’ın anlamı. </span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:22.5pt;line-height:normal;background:#FFFFFF;vertical-align:baseline;"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana, sans-serif;color:#242424;">Her gün her sene kadınları konuşmak hayatımızda neyi değiştiriyor demeden yılda bir gün bile olsa kadının anlamını ve varoluşun yegane temeli oluşunu unutmadan unutturmadan devam etmesidir.</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:22.5pt;line-height:normal;background:#FFFFFF;vertical-align:baseline;"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana, sans-serif;color:#242424;">Burada aklımda olan cinsiyet ayrımcılığı değil tabi. Âmâ düşünsenize erkek ve kadın arasında toplumsal savaşın atasözleri bile oluşu ne acı.</span></p> <p><span style="font-size:9pt;line-height:115%;font-family:Verdana, sans-serif;color:#202124;">· At ile avrada inan olmaz.</span></p> <p><span style="font-size:9pt;line-height:115%;font-family:Verdana, sans-serif;color:#202124;">· Avradın kazdığı kuyudan su çıkmaz.</span></p> <p><span style="font-size:9pt;line-height:115%;font-family:Verdana, sans-serif;color:#202124;">. Kadın kısmının saçı uzun olur, aklı kısa.</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:22.5pt;line-height:115%;background:#FFFFFF;vertical-align:baseline;"><span style="font-size:9pt;line-height:115%;font-family:Verdana, sans-serif;color:#242424;">Her ne kadar kadınlar hakkında sevimsiz bu atasözleri söylenmiş olsa da kadın her zaman ve her toplumda baş tacı edilmiş, fakat zamanla kadına dayatılan güç savaşları kendi içindeki gücü gösterebilmesi için toplumsal baskılarda mücadele etmesi gerekmiştir.</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:22.5pt;line-height:115%;background:#FFFFFF;vertical-align:baseline;"><span style="font-size:9pt;line-height:115%;font-family:Verdana, sans-serif;color:#242424;">Bir kadın olarak özellikle meslek hayatımda, sosyal medya alanında fark ettim ki biz gerçek anlamda üreten, zorluklara göğüs geren, sorunun içinde çözümü bulan. Aynı zamanda kadınlığın hakkını veren, anne olan, eş olan, hayat veren ve hayat bulduran, elinin değdiği yere bahar getiren, bahçeler sunan kişileriz.</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:22.5pt;line-height:115%;background:#FFFFFF;vertical-align:baseline;"><span style="font-size:9pt;line-height:115%;font-family:Verdana, sans-serif;color:#242424;">Kadının olmadığı yerde hayat olur, olur pek tabi ama kadının olduğu gibi olmaz!</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:22.5pt;line-height:115%;background:#FFFFFF;vertical-align:baseline;"><span style="font-size:9pt;line-height:115%;font-family:Verdana, sans-serif;color:#242424;">Kadınlara dayatılan bu güçsüzsünüz düşüncesini atın içinizden beyninizden. Bir şeyleri yapamayacağınızı hissettiğiniz o anda hepimizin içinde aslında var olan o ‘’yaratma’’ gücünü kendiniz için kullanın.</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:22.5pt;line-height:115%;background:#FFFFFF;vertical-align:baseline;"><span style="font-size:9pt;line-height:115%;font-family:Verdana, sans-serif;color:#242424;">8 Mart gibi bir gün için hayatını ortaya koyan, mücadelesini bırakmayan, kadın olmayı savunan kadınları ve elbette Atatürk gibi eşsiz bir önderiniz olduğunu unutmadan yola parlayarak devam edin.</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:22.5pt;line-height:115%;background:#FFFFFF;vertical-align:baseline;"><span style="font-size:9pt;line-height:115%;font-family:Verdana, sans-serif;color:#242424;">Şimdi aynaya bak ve gördüğün kadının gözlerinin içindeki güce gülümse:)</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:22.5pt;line-height:normal;background:#FFFFFF;vertical-align:baseline;"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana, sans-serif;color:#242424;">Günümüz her daim kutlu olsun!</span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal" style="line-height:115%;"></p> <p> </p> <p class="MsoNormal" style="line-height:115%;"></p> <p> </p> <p><br></p> <p class="MsoNormal" style="line-height:inherit;max-width:100%;word-spacing:0px;"></p> <p> </p> <p><a href="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-03/1678258036_image.webp" class="highslide"><img src="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-03/medium/1678258036_image.webp" style="display:block;margin-left:auto;margin-right:auto;" alt=""></a></p> <p class="MsoNormal" style="line-height:inherit;max-width:100%;word-spacing:0px;"></p> <p class="MsoNormal" style="line-height:inherit;max-width:100%;word-spacing:0px;"></p> <p class="MsoNormal" style="line-height:inherit;max-width:100%;word-spacing:0px;"></p>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>ALİ BABA&#039;nın ÇİFTLİĞİ</title>
<link>https://juriturkiye.com/turkiye/343-ali-babanin-ciftligi.html</link>
<pdalink>https://juriturkiye.com/turkiye/343-ali-babanin-ciftligi.html</pdalink>
<guid>https://juriturkiye.com/turkiye/343-ali-babanin-ciftligi.html</guid>
<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 11:44:43 +0300</pubDate>
<category>index</category>

<content:encoded><![CDATA[<div><div class="dleplyrplayer" style="width:100%;max-width:720px;" theme="light"><video title="watch?v=N9sDFL7YqeQ" preload="metadata" controls><source provider="youtube" src="https://www.youtube.com/watch?v=N9sDFL7YqeQ"></video></div></div> <div></div> <p><span style="font-family:'Calibri Light', sans-serif;">Kahramanmaraş'ta p</span><span style="font-family:'Calibri Light', sans-serif;">sikolog Amine Şentürk, depremzede çocukları bir araya toplayarak onlarla oyun oynamak ve deprem psikolojisinden uzaklaştırmak isteyince ona yardım eden, Abdülhamid Han Camii'nin eski imamı<span> Ömer Faruk amca</span> çocukları mutlu etmek için hoparlörde<span>n 'Ali Baba'nın Çiftliği'ni</span> söyledi.</span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;line-height:normal;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Calibri Light', sans-serif;">Depremzede çocuklara anons yapan Ömer Faruk isimli eski imam, hoparlörden "Ali Baba'nın Çiftliği" şarkısını okuyunca ortaya bu duygulandıran sıcacık görüntüler çıktı.</span></p>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>Nazif&#039;in Düğmeleri</title>
<link>https://juriturkiye.com/bilgi/342-nazifin-dugmeleri.html</link>
<pdalink>https://juriturkiye.com/bilgi/342-nazifin-dugmeleri.html</pdalink>
<guid>https://juriturkiye.com/bilgi/342-nazifin-dugmeleri.html</guid>
<pubDate>Tue, 28 Feb 2023 08:45:36 +0300</pubDate>
<category>index</category>

<enclosure url="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-02/medium/1677563430_image.webp" type="image/webp" />
<enclosure url="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-02/1677565040_image.webp" type="image/webp" />
<enclosure url="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-02/medium/1677563490_image.webp" type="image/webp" />
<enclosure url="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-02/medium/1677563504_image.webp" type="image/webp" />
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;line-height:107%;color:rgb(33,37,41);background:rgb(255,255,255);font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Tesadüfen karşıma çıkan düğme koleksiyonu Bursa Kent Müzesi’nde bir yıldır sergilenmekteymiş!</span></p> <p class="MsoNormal"></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;line-height:107%;color:rgb(33,37,41);background:rgb(255,255,255);font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Düğmelerin anlamı ve gizemi şekilleri çocukluğumda yapmaya başladığım düğme koleksiyonu hepsi bu sergiyi gezerken canlanıverdi.</span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;line-height:107%;color:rgb(33,37,41);background:rgb(255,255,255);font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Bu sergide düğmelerle başlayan yolculuk Nazif’in hikayesi ile bambaşka duygularla beni uğurladı.</span></p> <p><br></p> <p style="background:#FFFFFF;margin:0cm 0cm 18pt 0cm;"><span style="font-size:12pt;font-family:arial, helvetica, sans-serif;color:rgb(33,37,41);">Hikaye şöyle başlamış;</span></p> <p style="background:#FFFFFF;margin:0cm 0cm 18pt 0cm;"><span style="font-size:12pt;font-family:arial, helvetica, sans-serif;color:rgb(33,37,41);">Selanik’ten Bursa’nın İznik ilçesine göç eden düğme ustası bir ailenin ferdi olan Emine Hanım ve Ahmet Bey’in Haşim adında bir çocuğu olur.Haşim 1930 yılında 5 yaşındayken babasıyla İznik Gölü’nde kayıkla yolculuk yaparken boğularak hayatını kaybeder. </span></p> <p style="background:#FFFFFF;margin:0cm 0cm 18pt 0cm;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;font-size:12pt;"><a href="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-02/1677563430_image.webp" class="highslide"><img src="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-02/medium/1677563430_image.webp" style="display:block;margin-left:auto;margin-right:auto;" alt=""></a><br></span></p> <p style="background:#FFFFFF;margin:0cm 0cm 18pt 0cm;"><span style="font-size:12pt;font-family:arial, helvetica, sans-serif;color:rgb(33,37,41);">Minik çocuktan geriye sadece üzerinde bulunan ceketi kıyıya vurur. Hayatını kaybeden Haşim’in annesi Emine Hanım bu ceketi çocuğundan hatıra olarak saklar.</span></p> <p style="background:#FFFFFF;margin:0cm 0cm 18pt 0cm;"><span style="font-size:12pt;color:rgb(33,37,41);font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Emine Hanım daha sonra İznik Çarşısı’nda yoğurt satmaya başlar. Burada annesi vefat etmiş, kendi ölen çocuğuyla aynı yaşta olan Nazif isimli çocukla tanışır. Daha sonra bu çocuğun babasıyla evlenirler.</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:18pt;line-height:normal;background:#FFFFFF;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;font-size:12pt;"><span style="color:rgb(33,37,41);">1935-1950 yıllarında sokaklarda çocuklar arasında düğme oyunu çok modadır. Nazif bir gün evde hayatını kaybeden Haşim’in kıyıya vuran ceketini bulur ve o ceketteki düğmeleri keserek oyunda kullanırve oyunda bu düğmeleri kaybeder. Bunu Emine Hanım öğrendiğinde çok üzülür ama Nazif’e de kızamaz. </span><span style="color:rgb(33,37,41);">Nazif ise üvey annesinin üzüldüğünü görerek kaybettiği düğmeleri bulmak için sürekli düğme oyunu oynayıp kazandıklarını annesine getirir fakat kaybettiği düğmeleri bir türlü bulamaz.</span></span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:18pt;line-height:normal;background:#FFFFFF;"><span style="font-size:12pt;color:rgb(33,37,41);font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Nazif 15 yaşına geldiğinde çıktığı ağaçtan düşerek bacağı kırılır. Kangren olan bacağı kesildiğinde rahatsızlığını atlatamaz ve 1943 yılında hayatını kaybeder. Nazif’in hayatını kaybetmesinden sonra Emine Hanım ve Rasim Bey'in Tenzile isminde bir kız çocukları olur.</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:18pt;line-height:normal;background:#FFFFFF;"><span style="font-size:12pt;line-height:107%;color:rgb(33,37,41);background:rgb(255,255,255);font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Tenzile Güler, Almanya’ya yerleşir ve burada uzun yıllar çalışır. 1981 yılında da Almanya’dan İznik ilçesinin Çakırca köyüne baba evine gider ve burada kendisi doğmadan 4 yıl önce ölen abisi Nazif’in düğmelerini küplerin içinde bulur.</span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:18pt;line-height:normal;background:#FFFFFF;"><span style="font-size:12pt;line-height:107%;color:rgb(33,37,41);background:rgb(255,255,255);font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><img src="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-02/1677565040_image.webp" alt=""></span></p> <p class="MsoNormal" style="margin-bottom:18pt;line-height:normal;background:#FFFFFF;"><span style="font-size:12pt;line-height:107%;color:rgb(33,37,41);background:rgb(255,255,255);font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> Düğmelerin hikayesini öğrenerek bunları Almanya’ya götürür. Burada düğme koleksiyonunu genişletmeye başlar.</span><span style="font-size:12pt;line-height:107%;color:rgb(33,37,41);background:rgb(255,255,255);font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Daha sonra ailesinin hikayesini kitap haline getirir ve biriktirdiği düğme koleksiyonunu Bursa Kent Müzesi’ne bağışlar.</span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;line-height:107%;color:rgb(33,37,41);background:rgb(255,255,255);font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Koleksiyonda 4 bin adet düğme var. Bunların bir kısmı Nazif’in kendi topladığı düğmeler ve Tenzile Güler’in Avrupa’dan topladığı düğmelerden oluşmakta. Dünyanın farklı ülkelerinden düğmeler toplanarak düğme sayısını genişletilmiş.</span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;line-height:107%;color:rgb(33,37,41);background:rgb(255,255,255);font-family:arial, helvetica, sans-serif;">Böyle sıcak ve acıtan hikayesi ile beni ve gezenleri etkileyen ve toprağımız insanlarının nasıl hayatlar yaşayıp bugünlere gelişini anlatan hikayesi ile sizler de tanışmak isterseniz adres Bursa Kent Müzesi.</span></p> <p class="MsoNormal"></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;line-height:107%;color:rgb(33,37,41);background:rgb(255,255,255);font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><a href="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-02/1677563490_image.webp" class="highslide"><img src="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-02/medium/1677563490_image.webp" width="321" height="242" alt="" style="float:left;"></a> <a href="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-02/1677563504_image.webp" class="highslide"><img src="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2023-02/medium/1677563504_image.webp" width="400" height="236" alt="" style="float:left;"></a> </span></p> <p><br></p> <p><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"> </span></p>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>Biraz Huzur...</title>
<link>https://juriturkiye.com/makaleler/341-biraz-huzur.html</link>
<pdalink>https://juriturkiye.com/makaleler/341-biraz-huzur.html</pdalink>
<guid>https://juriturkiye.com/makaleler/341-biraz-huzur.html</guid>
<pubDate>Fri, 24 Feb 2023 15:01:54 +0300</pubDate>
<category>index</category>

<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Üzüntü!</p> <p class="MsoNormal">Bugünlerde hepimizin ana duygusu, “hiçliğimizin ve her şeyin değersizleştiği günlerde ana duygumuzun adı..</p> <p class="MsoNormal">Üzüntü ana duygumuz ama illaki başka bir duyguya yönelime hazırdır insan beyninde. Ama böyle kaoslarda insan kilitleniyor ve bu duyguyu hangi duygu ile örtbas edeceğini kestiremiyor, aynı şu anki ruh halim gibi.</p> <p class="MsoNormal">Etrafımda gördüğüm herkesin acıyı paylaşma, anlatma, yaşama şekli bambaşka. Kendi küçük çevremde gördüklerim, sosyal medyada gördüklerimle harmanlanınca büsbütün dağılıyorum. Çok kendini feda eden kadar bitap edenler… Ve yerli yersiz, ki şu anda hepsi yersiz etrafa saldırıya çalışanlar beni çok rahatsız ediyor.</p> <p class="MsoNormal">Sadece susuyorum belki sizde benim gibisinizdir bilmiyorum, âmâ ben üzüntümün öfkeye dönmemesi için susuyorum. Nasıl bir vicdandır ki insanlar (kardeşlerimiz) çoğu göçmüş, çoğu enkaz altında ve en acısı da geride yarım kalan, ailesini yitirmiş enkaz halinde olan kardeşlerimizin acısı kor halindeyken diğer insanları eleştirmek.<span> </span>Onların ne yaşadıklarını bilmeden veya herkesten aynı tepkiyi, tepkimeyi beklemek ne kadar adil? Ve bunu da haklıymış casına ve acı çekenlerin acılarına acı kattıklarını bilmeden eleştirdikleri kişiler gibi kötülük yaptıklarını hiç fark edememeleri normal mi?</p> <p class="MsoNormal">Sarılmak…</p> <p class="MsoNormal">Sevdiğimiz birine sarıldığımızda bilimsel olarak vücudumuz oksitosin ve endorfin hormonu salgılar. Oksitosin hormonu kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan mutluluk, aşk, sevgi, neşe duygularını harekete geçirir.</p> <p class="MsoNormal">Sevdiğimiz birine sarıldığımızda, gerginlik, stres, kaygı, korku gibi olumsuz ruhsal duygular kendiliğinden kaybolur.</p> <p class="MsoNormal">Sevdiklerimiz uzakta veya onları kaybettiysek o zaman kendimize sarılmak belki de en doğru seçim olacaktır. Bu sayede öz şefkatimizi arttırıp, kendimize olan sevgi bağımızı güçlendirmiş oluruz. Çünkü Sevgi her daim iyileştirir.</p> <p class="MsoNormal">Sarılmak gülmek, ağlamak kadar basit ama etkisi büyük bir sihirdir. O halde üzüntü duygumuzu sarılmanın verdiği o güven hissi le değiştirelim mi?</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"><b>Kahramanmaraş, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Malatya, Şanlıurfa, Adıyaman ve HATAY </b>size sarılıyoruz</p> <p class="MsoNormal"></p> <p class="MsoNormal">Sağlıcakla kalın</p> <div class="MsoNormal"></div> <div class="MsoNormal"><div class="dleplyrplayer" style="width:100%;max-width:720px;" theme="light"><video title="watch?v=Obxpstfq89A" preload="metadata" controls><source provider="youtube" src="https://www.youtube.com/watch?v=Obxpstfq89A"></video></div></div> <div class="MsoNormal"></div> <div class="MsoNormal"></div> <div class="MsoNormal"></div> <div class="MsoNormal"></div> <div class="MsoNormal"></div> <p><br></p>]]></content:encoded>
</item><item>
<title>Bahçemdeki Ayrık Otu</title>
<link>https://juriturkiye.com/makaleler/324-bahcemdeki-ayrik-otu.html</link>
<pdalink>https://juriturkiye.com/makaleler/324-bahcemdeki-ayrik-otu.html</pdalink>
<guid>https://juriturkiye.com/makaleler/324-bahcemdeki-ayrik-otu.html</guid>
<pubDate>Tue, 29 Nov 2022 15:46:13 +0300</pubDate>
<category>index</category>

<enclosure url="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2022-11/1669724939_image.webp" type="image/webp" />
<enclosure url="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2022-11/1669725854_image.webp" type="image/webp" />
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><img src="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2022-11/1669724939_image.webp" alt=""></p> <p class="MsoNormal">(önce müziği başlat, sonra oku!..)</p> <p class="MsoNormal">Herkesin bahçesinde çiçekler yoktur elbette, ama kim bahçesinin renk renk yabani güller, papatyalar ve gelinciklerle dolsun taşsın istemez ki?</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Bence herkes bahçesinin çiçeklerle dolmasını ister ama insani duygularla, zahmetsizce ve emek vermeden yabani otları, ayrık otlarını başkası temizlesin ama bahçenin keyfini kendi sürsün ister…</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"><img src="https://juriturkiye.com/uploads/posts/2022-11/1669725854_image.webp" style="display:block;margin-left:auto;margin-right:auto;" alt=""></p> <p class="MsoNormal">Bu pek mümkün değil tabi...</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Bu yolculukta önce canını yakan, seni huzursuz eden o dikenli otları temizlemelisin. Onları temizlemezsen tüm çiçeklerini ele geçirip bahçeni isteğinin dışında bir yere dönüştüreceklerdir çünkü. <span> </span>Giderek daha da güçlenecek ve daha fazla canını yakacaklar. Canını acıtacak kadar bahçende büyümelerine, daha da içerilere girmelerine izin verme, görmezden gelme! İşin bittiğinde bahçenin güzelliğini seyretmek, bu güzelliği yaşamak ve deneyimlemek sana çok zevk verecek, inan bana.</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Biliyorum keşke yapması söylemesi kadar kolay olsa diyorsun, fakat maalesef herkes kendi bahçesinden sorumlu. Ne kadar istemesen de bazen başkalarının ektiği ısırgan otlarını bile temizlemek senin görevin olacak.</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Giderek bu konuda ustalaşacaksın. Öyle başıboş kimsenin bahçende gezinip, yayılmasına izin vermeyeceksin, çünkü sen aslında bahçene ektiklerini yüreğinde büyütüyorsun. Yüreğinin ne kadar renkli olacağı senin geçmişte yüreğine ektiklerin, ayıklayıp yüreğinden attıkların ve oradan çıkardıklarınla oluştu. Böylece yüreğinin senin dünyan olduğunu bilecek ve gerçekten orada olmayı hak edenleri bahçende ağırlayacak veya uğurlayacaksın. Senin iznin olmadan yüreğine zehirli sarmaşıklarını salamayacak kimse... Bu süreç seni yorsa da üzse de seni olgunlaştıracak ve seni hayat yolunda bilge birine dönüştürecek.</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Bu yolculukta belki ilk başta yolunu bulmakta zorlanabilirsin ve işinin ehli bir bahçıvandan sana yol göstermesi için destek alabilirsin, bu çok normal. Çok daralırsan almalısın da... Bazen tüm zorlukların karşısında tek başına güçlü olmak zorunda değilsin. Çünkü bu kadar güçlü olmak bir ilüzyon işidir. İnan bana hiç kimse o kadar güçlü değil, zaten olmak zorunda da değil…</p> <p><br></p> <p class="MsoNormal">Şimdi yapacağımız şey sakince, ama kendi üzerine çalışmaya devam ederek, yüreğindeki çiçeklerini besleyerek geleceğe kollarını açmak.. Ama önce kendine sıkıca sarıl ve sonra o muazzam çiçeklerine…<span style="font-family:Wingdings;"><span>J</span></span></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"></p> <p> </p> <div><div class="dleplyrplayer" style="width:100%;max-width:720px;" theme="light"><video title="watch?v=VYCOg-yglNM" preload="metadata" controls><source provider="youtube" src="https://www.youtube.com/watch?v=VYCOg-yglNM"></video></div></div> <div></div> <div></div> <p><br></p> <p><br></p> <p class="MsoNormal"></p>]]></content:encoded>
</item></channel></rss>